Bazı Kitaplar Çok Güzel

“…sana bu mektubu şiirlerini yazarken tırnakları yiyen; şiir birince parmaklarını kütleten o delikanlının yanı başından yazıyorum; yani çok uzaklardan…” diye başlayan kitaplar okudunuz mu hiç ?

Ben hiç okumadım. Yani böylesini okumadım. Ama bir kaç kitap biliyorum bu cümleyi duyunca aklıma gelen.

Ya da;

Bu cümleyi duyunca gözümde bir şeyler canlanacak kadar kitap okumuşluğum var.

Ya sizin ? 

Hala yazının başlığı bile sizin için bir şey ifade etmediyse az sonra yazacaklarım da çok ilginizi çekmeyecektir. Hadi gidin survivor izleyin siz.

Mesela ;

“kekeme çocuklar korosu” dediğim zaman, bu cümleyi duyduğunuz zaman bir kaç saniye duraklıyor musunuz sizde.

“noluyor lan” ya da “nasıl yani” diye düşünüyor musunuz ?

“ha tamam, kekemeler şarkı söylerken kekelemezler” diyenler var bir de. Duygusuz varlıklar onlar. Sallayın gitsin.

“hayal meyal” dediğim de ya da “Amak-ı Hayal” geliyor mu aklınıza. “Amak-ı Hayal” okuduysanız “hayal” denildiğinde başka bir şey gelmez aklınıza. Gelemez, aklınız izin vermez.

“amerika sen busun,…” diye başlayan bir cümle duydunuz mu hiç ?

Dinletilerde, televizyon programlarında duyabildiğimiz şekli şöyle bu cümlenin:

“amerika sen busun, nokta nokta çocuğusun”; 

Orjinali ise şöyle ( ki ben yazarından orjinalini de dinleme şansı buldum. youtube a bir göz atın sizde bulursunuz videosunu; tabi hala yasaklanmadıysa. ) :

“amerika sen busun, orospu çocuğusun”. 

Bu hali başka bir güzel sanki.

Artık “amerika” kelimesini duyunca ne gelecek aklımıza hepimiz biliyoruz sanırım.

Not : Bizde özel isim güzel isimdir. Güzel olmayan ismi büyük yazmayız. Kalbimiz aklımızdan büyüktür. amerika bizim için küçük bile değildir. Yazım yanlışı yoktur. 

“Hz. İnsan” olur mu hiç. Niye olmasın. Kitabı bir okuyun anlarsınız.

“Maznun” ne demek ? Gerçekten biliyor musunuz anlamını. “Maznun” okursanız öğrenirsiniz. Hatta öğrenmemeniz gerekenleri de öğrenirsiniz.

Okumasanız mı acaba ? Bilemedim bak şimdi.

“bugün annem öldü, ya da dün, bilemiyorum” cümlesini ögelerine ayırın bakalım elinize üçün kaçı kalacak. 

“olimpos dağı ile Hira Dağı”nın haritadaki yerini gösterebilecek birisi var mı aranızda?

Ya da ;

“nazım ideolojisinin kanatlarında yükselmiş bir şairdir” dediğimde bunu benim cümlem sanmazsınız herhalde.

Yok yok ben o kadar büyümedim, o kadar büyük cümlelerim yok benim. Google amcanıza sorun bakalım bilebilecek mi cümlenin sahibini.

“bir kuşu özgür olduğuna inandırmak….” cümlesinde boşlukları anlam bütünlüğünü bozmayacak şekilde bir doldurun bakalım.

Yeter bu kadar.

Yukarıda adı geçen tüm o yazarların adalarını vermeden geçmek terbiyesizlik olurdu.

Tamam iyi aile çocuğu sayılmam, ama o kadar da terbiyesiz değilim.

Önce, hep en önce Cemil Meriç’e; Hekimoğlu İsmail, İsmail Kılıçarslan, Tarık Tufan, Dücane Cündioğlu, Albert Camus, Jonathan Livingston, Filibeli Ahmed Hilmi ve daha bir sürü güzel adama bir alkış.

Hemen yemeyin ya hu. Ne alkışı. Bir dua edin de ruhlarına değsin.

Gavur olanlara alkış. Bizimkilere de bir “Allah razı olsun” alırım hepinizden.

Not : gavur dedim diye yükselmeyin hemen. Bak ne diyor TDK :

1.kaba : Müslüman olmayan kimse, özellikle Hıristiyan, Avrupalı, batılı.
2.dinsel inancı olmayan kimse, dinsiz kimse.

Hadi siz bir su için.

Ha bu arada, yukarıda sadece yazarların adı var. Kitapların adlarını biliyorsanız bir el atın. Yoruma yazın bir kaç isim.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir