Etiket arşivi: ismail kılıçarslan

İki Dakika Yeter Mi ?

Hayatın sırrını üç saatlik filmlerde aramaktan vazgeçtim.

Siz de vazgeçin.

Gerek yok.

“Cins” takip ediyor musunuz ?

Kabul, ilginç bi soru oldu. Anlaşılmadı da.

Ama tam da anladığınız gibi devam etsek yine de anlaşırız.

Cins mi cins bi kaç adamın az satar çok yakar dergisi Cins.

Ama konumuz dergi değil. Gidip abone olmanıza gerek yok.

Youtube kanalına abone olun yeter. Hayatınızın canına okuyacaktır zaten.

Konudan koptuk yine. Konuya dönelim.

Bu adamalar youtube kanallarında her sayıları için başka bir kısa film yayınlıyor. Daha doğrusu harika filmlerden birer sahne ile mekana ağır bir giriş yapıyor.

Sonra mı ? Sonrası yok. İzle, hayatı sorgula iki dakikada.

Ha bu adamlar bir de slogan değiştiriyor zırt pırt.

  • “Aylık fakir keşkülü”
  • “Aylık gönül sızısı”
  • “Aylık dost meclisi”
  • “Aylık yer çekimsiz ortam”.
  • “Aylık yara bandı”
  • “Aylık alan savunması”
  • “Aylık şöför mahalli”
  • “Aylık özgür Kudüs özlemi”
  • “Aylık sağ kroşe”
  • “Aylık kaçış planı”
  • “Aylık darbe kıran”

 

Başlayalım mı ?

Kolay sorudan başlıyoruz :

“Aylık dost meclisi”

İzle izle hayallere dal. İçin geçsin, az hüzünlen.

“Aylık hafif zırhlı dergi”

“Hayır, ben yetmiş milyon için sinema yapmıyorum kesinlikle. Fakat yetmiş milyonun diliyle yapıyorum. Onların diliyle konuşuyorum”   *Ahmet ULUÇAY.

“Aylık insanlı hava aracı”

“Ölmek değil de canım sakat kalmak korkusu sanki bize rüyanın değil uyanıklığımızın tabiri gerek” *Furkan ÇALIŞKAN

“Sonu sürpriz. ”

“Sonu sürpriz” gibi saçma sapan bir cümle ile anlatıyorduk biz filmleri dimi ? İzleyin. Hayatınızın değerini bir daha sorgulayın bakalım. Sonu sürpriz mi başı felaket mi !

“Aylık yerçekimsiz ortam”

“Yüreğini kolla, ölmeden çürüyorsun” *G.G. MARQUEZ

Şu iki video yetmediyse içini burkmaya, bitmişsin sen. Haberin ola !

“Aylık yara bandı”

Ve Ali. Adamsın Ali.

“Bıçağın saltanatını reddeden bir yarayız biz”

“Aylık özgür Kudüs özlemi”

Bir gün yeniden mutlaka.

“Aylık karışık mesele”

Gidin sevdiğinize söyleyin : “Düştüysem sana bakarken düştüm…”

“Aylık çiğerdelen”

Ya hu şu müzik bile yetmez mi. Görüntü olmasa ne olur.

Ve geldik zirveye.

“Aylık hücum marşı”

Kısaca “Amerika sen busun, ……….. çocuğusun.”

AMERİKA KAFADA BİTMİŞTİR…

Bazı Kitaplar Çok Güzel

“…sana bu mektubu şiirlerini yazarken tırnakları yiyen; şiir birince parmaklarını kütleten o delikanlının yanı başından yazıyorum; yani çok uzaklardan…” diye başlayan kitaplar okudunuz mu hiç ?

Ben hiç okumadım. Yani böylesini okumadım. Ama bir kaç kitap biliyorum bu cümleyi duyunca aklıma gelen.

Ya da;

Bu cümleyi duyunca gözümde bir şeyler canlanacak kadar kitap okumuşluğum var.

Ya sizin ? 

Hala yazının başlığı bile sizin için bir şey ifade etmediyse az sonra yazacaklarım da çok ilginizi çekmeyecektir. Hadi gidin survivor izleyin siz.

Mesela ;

“kekeme çocuklar korosu” dediğim zaman, bu cümleyi duyduğunuz zaman bir kaç saniye duraklıyor musunuz sizde.

“noluyor lan” ya da “nasıl yani” diye düşünüyor musunuz ?

“ha tamam, kekemeler şarkı söylerken kekelemezler” diyenler var bir de. Duygusuz varlıklar onlar. Sallayın gitsin.

“hayal meyal” dediğim de ya da “Amak-ı Hayal” geliyor mu aklınıza. “Amak-ı Hayal” okuduysanız “hayal” denildiğinde başka bir şey gelmez aklınıza. Gelemez, aklınız izin vermez.

“amerika sen busun,…” diye başlayan bir cümle duydunuz mu hiç ?

Dinletilerde, televizyon programlarında duyabildiğimiz şekli şöyle bu cümlenin:

“amerika sen busun, nokta nokta çocuğusun”; 

Orjinali ise şöyle ( ki ben yazarından orjinalini de dinleme şansı buldum. youtube a bir göz atın sizde bulursunuz videosunu; tabi hala yasaklanmadıysa. ) :

“amerika sen busun, orospu çocuğusun”. 

Bu hali başka bir güzel sanki.

Artık “amerika” kelimesini duyunca ne gelecek aklımıza hepimiz biliyoruz sanırım.

Not : Bizde özel isim güzel isimdir. Güzel olmayan ismi büyük yazmayız. Kalbimiz aklımızdan büyüktür. amerika bizim için küçük bile değildir. Yazım yanlışı yoktur. 

“Hz. İnsan” olur mu hiç. Niye olmasın. Kitabı bir okuyun anlarsınız.

“Maznun” ne demek ? Gerçekten biliyor musunuz anlamını. “Maznun” okursanız öğrenirsiniz. Hatta öğrenmemeniz gerekenleri de öğrenirsiniz.

Okumasanız mı acaba ? Bilemedim bak şimdi.

“bugün annem öldü, ya da dün, bilemiyorum” cümlesini ögelerine ayırın bakalım elinize üçün kaçı kalacak. 

“olimpos dağı ile Hira Dağı”nın haritadaki yerini gösterebilecek birisi var mı aranızda?

Ya da ;

“nazım ideolojisinin kanatlarında yükselmiş bir şairdir” dediğimde bunu benim cümlem sanmazsınız herhalde.

Yok yok ben o kadar büyümedim, o kadar büyük cümlelerim yok benim. Google amcanıza sorun bakalım bilebilecek mi cümlenin sahibini.

“bir kuşu özgür olduğuna inandırmak….” cümlesinde boşlukları anlam bütünlüğünü bozmayacak şekilde bir doldurun bakalım.

Yeter bu kadar.

Yukarıda adı geçen tüm o yazarların adalarını vermeden geçmek terbiyesizlik olurdu.

Tamam iyi aile çocuğu sayılmam, ama o kadar da terbiyesiz değilim.

Önce, hep en önce Cemil Meriç’e; Hekimoğlu İsmail, İsmail Kılıçarslan, Tarık Tufan, Dücane Cündioğlu, Albert Camus, Jonathan Livingston, Filibeli Ahmed Hilmi ve daha bir sürü güzel adama bir alkış.

Hemen yemeyin ya hu. Ne alkışı. Bir dua edin de ruhlarına değsin.

Gavur olanlara alkış. Bizimkilere de bir “Allah razı olsun” alırım hepinizden.

Not : gavur dedim diye yükselmeyin hemen. Bak ne diyor TDK :

1.kaba : Müslüman olmayan kimse, özellikle Hıristiyan, Avrupalı, batılı.
2.dinsel inancı olmayan kimse, dinsiz kimse.

Hadi siz bir su için.

Ha bu arada, yukarıda sadece yazarların adı var. Kitapların adlarını biliyorsanız bir el atın. Yoruma yazın bir kaç isim.



Aklınızda Olsun

Okuyup da aklında yer eden, bir yerlere not aldığım cümleler var aşağıda. Yeni geçti elime. Sizlerle de paylaşmak istedim. Ufkunuzu açar belki biraz;

“… ben iki üniversite okudum; ikisini de bitirmemekle gurur duyuyorum… ”
İsmail KILIÇASLAN

“… okumasınlar abi; bunların verdiği eğitmle okuyup da ne yapacaklar, okumasınlar…”
İsmail KILIÇASLAN

“…insanlara ne kadar çok muhtaç olursam onlardan kaçmak ihtiyacım da o kadar artıyordu…”
Sabahattin Ali

” … deliler Allah’ın casuslarıdır…”
Sadık BATTAL

“… deliler ile alimler aynı sularda yüzerler. Delilerin farkı ara sıra batmalarıdır…”
Sadık BATTAL

“… ben bir şeyi hiç az sevemedim, hele orta hiç sevemedim. Eve bile kasa kasa portakal alırım, dayanamayanlar çürür.”
Nuri PAKDİL

“…vaktiyle bir ATSIZ varmış, var olsun…”
Hüseyin Nihal ATSIZ

“…hayat basittir, seçimini yaparsın ve arkana bakmazsın…”

“…etrafından olmasını istediğin kişiler kim olduğunu belirler…”

“…dağda niçin bağırılır, feleğe çatmak için…”
Hüseyin Nihal ATSIZ

…hazır olmak diye bir şey yok, denemeye şimdi başla…”
Kadir Köymen